Kadim Bilgeliğin Ulaştırıcısı, Hermit’e Hoşgeldiniz…

“Okuyacaklarınız doğrudur, çok doğrudur, kuşkuya yer bırakmayacak kadar kesindir. Herhangi bir şeyin kendine sahip olduğu mucizeleri açığa çıkarmaktan bahsediyorsak şayet şunu bellemeliyiz; yukarıda olan aşağıda olan gibidir ve yine aşağıda olan da aynen yukarıda olan gibidir.

Her şey varlığını tüm nesneleri yöneten o derin ilkeye borçludur,

yine her şey, tek bir şeyden türemiştir. Bu türeyişte yalın bir uyarlanma eylemi yeterli olmaktadır.

Bu tek şeyin babası Güneş, annesi Ay’dır.

Rüzgâr onu rahminde taşır, yine onu doğurtan ebe yeryüzüdür.

Gücü her şeye yeter.

Yeryüzüne düşerse şayet, ayrıntıyı yığıntıdan, toprağı ateşten kolaylıkla seçip ayıklayacaktır.

Yerin ve göğün tüm niteliklerini kendinde bütünleştirerek, büyük bir zekâyla, tüm zarafetiyle yeryüzünü cennete çıkaracak ve yine âhenkle cennetten yeryüzüne inecektir. Ancak bu sayede tüm evrenin aydınlatan ışığına sahip olunabilir, yine içimizdeki tüm karanlıklar kaybolup gider.

O tüm güçlerin üstünde bir güçtür, tüm güçlükleri alt ettiği gibi en çetin şeylere dahi nüfuz eder.

Bu anlamda iyi bilmeliyiz ki, küçük evren büyük evren uyarınca yaratılmıştır.

Bu ilkeye göre hareket edilirse, en mükemmel uyarlamalar mümkün olur.

Bu nedenle beni Hermes Trimegistus ismiyle çağırırlar, çünkü ben evrensel bilgeliğin üç öğesine sahibim.

Güneş’in işine dair tüm söyleyeceklerim bundan ibârettir.”