Süleyman’ın Yüzüğü

*Bu hikâye David Franko isimli birinin anlattığı rivayet edilen meşhur musevi folklorik anlatılarından aktarılmıştır.

Bir gün Süleyman yardımcısı Beneiah Ben Yehoyada’yı çağırtır.

“Benaiah, bana getirmeni istediğim çok özel bir yüzük var. Sukot bayramında takmak istiyorum, bu da sana bulman için yaklaşık altı ay verir.” der.

“Eğer dünyanın herhangi bir yerinde mevcutsa majesteleri” diye cevaplar Benaiah, “Sizin için onu getireceğim, ama onu bu kadar özel yapan nedir?” diye sorar.

“Sihirli güçleri var” der kral. “Mutlu bir insan baktığında, üzülür; hüzünlü bir insan baktığında ise mutlu olur.”

Süleyman dünyada böyle bir yüzük olmadığını bilmesine rağmen yardımcısına hem bir ders hem de mesaj vermek istemektedir. Bahar ve yaz geçer, yine de Benaiah yüzüğü nerede bulacağını bilemez. Sukot’tan bir gece önce Kudüs’ün en fakir mahallesine yürümeye karar verir. Dükkanını kapatmak üzere eşyaları toplayan bir esnaf görür. “Neşeli adamın neşesini, kırık kalplinin hüznünü takıldığında alan sihirli bir yüzük duymuş olma şansın var mı?” diye sorar umutsuzca Benaiah.

Derken esnafın büyükbabasının halının altından alelade bir altın yüzük aldığını görür. Yüzüğe bir şeyler çiziktirir. Yüzüğü alıp okuduğunda ise Benaiah’ın endişeli yüzünde bir gülümseme belirir.

O gece tüm şehir hazırlıklar yaparak neşe ile Sukot bayramının gelişini kutlar.

“Evet sevgili dostum” der Süleyman, “Seni araman için gönderdiğim şeyi buldun mu?” Tüm nazırlar ve Süleyman’da gülümsemektedir.

Ancak Benaiah herkesi şaşırtarak küçük altın bir yüzüğü havaya kaldırır ve “İşte burada majesteleri!” der. Şaşırsa da yüzüğü alarak inceleyen Süleyman’ın da yüzünde aynı gülümseme belirir. Yaşlı adam yüzüğün içine üç İbranice harf: gimel, zayin, yud kazımıştır. Bu ise: “Gam zeh ya’avor” — “Bu da geçer.” Cümlesini işaret etmektedir.

O an Süleyman’da bilgeliği, ünlü güç ve sağlığının da uçup gideceğini; bir gün tozdan başka bir şey kalmayacağını fark eder. Güvendikleri vardır, ama o da geçer!