Masonlukla İlgilene…
 
Bildirimler
Tümünü temizle

[Sabit] Masonlukla İlgilenenler için Masonluğa Dair Temel Bilgiler ve En Sık Sorulan Soruların Cevapları

2 Gönderiler
1 Üyeler
0 Reactions
42 Görüntüleme
HERMIT
(@hermit)
KALAY Admin
Katılım : 2 ay önce
Gönderiler: 15
Konu başlatıcı   [#12]

Masonluğun başlangıcı nedir ?

Masonluğun, tam olarak nerede ve nasıl başladığı ile ilgili kesin bilgi yoktur; çeşitli görüşler vardır. Ancak, insanın düşünsel gelişmesine paralel olarak tarihin eski dönemlerinde ortaya çıktığı sanılır. Masonluğun büyümesi ve gelişmesinde çeşitli kültürel, sosyal ve ekonomik öğelerin katkısı olmuştur.
Tanrı’nın insanlara bahşettiği dostluk, birlik ve beraberlik içinde mutlu ve huzurlu bir dünyayı paylaşmak duygusu ve arzusu Masonluğun başlamasındaki önemli etkenlerdendir.
Ortaçağ’da, büyük katedralleri inşa etmek için Avrupa’da localar hâlinde dolaşan Operatif (Amelî) Mason toplulukları vardır. Masonluktaki kardeşlik düşüncesinin ilk plan ve malzemesinin bu işçiler arasında oluştuğu; Masonluğun, Ortaçağ’da taşçı ve duvarcıların kurdukları mesleki dayanışma
birliklerinden doğduğu söylenebilir. Fakat 1717 yılından bu yana, Masonluğun inşa sanatıyla doğrudan bir ilişkisi kalmamıştır. Masonluğun fikrî oluşum ve gelişiminde, Operatif Masonluk yanında, başta Mısır olmak üzere, eski misterlerin ve ezoterik-inisiyatik kuruluşların etkileri olmuştur.
İlk mesleki kardeşlik kuruluşu, Ortaçağ’da Norman istilasından sonra kurulan loncalar zamanından itibaren Britanya’da ortaya çıkmış gibi gözükmektedir. Fakat taşçılar ve duvarcılar genellikle kasabaların dışında iş bulduklarından; bunlar loncalar kurmayıp, belirli bir taş ocağına veya bir yapıya bağlı “loca”lar meydana getirmişlerdir. Bununla beraber, bu locaların maksat ve gayeleri de, loncalarınkine çok benzemekteydi. Bu hedef ve gayeler, işi ve mesleği düzenlemek, mensuplarına yüksek ahlak ve iyi davranış standartları aşılamak ve yeni üyelere meslek bilgileri vermekte toplanıyordu. Beri yandan, meslek ve sanatlarının o zamanki koşulları, bir yerde sürekli çalışmamayı, çeşitli yerlerde iş aramayı gerektirdiğinden,
birbirlerini tanımak için gizli, dâhilî, bâtıni usuller konulmuş bulunuyordu. Bunlar, sadece üyeler arasında bilinen tanışma işaretleri ve kelimelerinden oluşmaktaydı.
Localar, taşçı ve duvarcılara atölye vazifesi görmekteydi ve Masonların yaşadıkları evlerden ayrıydı. Bununla birlikte, loca sadece atölye olmakla kalmıyor, önemli bir sosyal yönü de bulunuyordu. Taşçılar ve duvarcılar öğle yemeklerini burada yiyip; istirahat ediyordu. Locadaki çalışmaların gizli tutulması, mesleki sırlar olarak eskiden beri şart koşulmuştur. Locadaki eğitim ve öğretim de, yazılı olarak kesin ve açık bir şekilde açıklanmayıp, sözlü olarak yapılmıştır. Mevcut olan eski el yazması masonik belgeler, yaklaşık 1400 tarihini taşımaktadır.
Bu belgelerde, loca meselelerinde gizlilik ve sır tutmak ilkeleri yer almaktadır. El yazmalarından, erken dönemlerde bile, localara taşçı ve duvarcı olmayanların da üye alındıkları, zaman geçtikçe, inşa mesleği dışındaki (kabul edilmiş) Masonların arttığı görülmektedir. 17. yüzyılın başlarına kadar çok güçlü olan bu kuruluşlar, inşaat meslek eğitiminin localardan okullara kaymasının yanında, ekonomik nedenlerle inşaatların yavaşlaması ve durması ile eski güçlerini devam ettiremez olmuşlardır. Bunun üzerine kurallarını değiştirerek aralarına meslekten olmayanları da kabul etmeye başlamışlardır.
Böylece kuruluşlar, Spekülatif (Düşünsel) Masonluk denilen fikrî sisteme dönüşmeye başlamıştır. 17. yüzyılın ikinci yarısında localardaki amelî unsurun gittikçe zayıfladığı, düşünsel unsurun kuvvetlendiği, asrın sonlarına doğru da birçok locanın düşünsel bir nitelik kazandığı görülmektedir.

Loca ve Büyük Loca nedir ?

Loca, Operatif (Amelî) Masonlukta, inşaat sahası içinde şantiye binası türü bir mekândı. Loca, planların yapılması, görev ve yetkiler belirlenmesi, aletlerin saklanması ve mesleki eğitim öğretim sosyal amaçlı kullanılırdı. Loca, aynı zamanda, istirahat ve sohbet edilen, yemek yenilen bir sosyal kulüp niteliği de taşıyordu. Fakat Localar sabit ve sürekli değildi; inşaat tamamlanıp şantiye ortadan kalkınca, ya Loca da yok oluyor ya da yeni işyerine taşınıyordu. Günümüzde Loca kelimesi masonik açıdan üç anlamda kullanılmaktadır:

1. Masonların toplandıkları yer, bina, salon;
2. Mason topluluğu, Mason Derneği, Derneğin kolu;
3. Bu topluluğun, derneğin, kolun yaptığı toplantılar.

İkinci ve gerçek anlamıyla Loca, bütün masonik çalışmaların çekirdeğidir. Masonlar Localar hâlinde toplanıp çalışırlar. Locasız Mason ve Masonluk olmaz. Locaların masonik çalışma yaptıkları özel masonik mekânlara Mabet denir. Mabet denilmesinin nedeni, Masonların tüm insanlığın yararı için
inşa etmeye uğraştıkları Ülkü Mabedi için harcadıkları emek ve çalışmalarının kutsal olmasındandır. Masonlukta, düşünce veya el emeğinin ikisi de kutsaldır. Bu bakımdan, Masonlar localar hâlinde Mabetlerde çalışırlar. Locaların başkanlarına Üstad-ı Muhterem, görevlilerine Loca Görevlileri denir.
1717’den bu yana Localar ayrı ayrı ve bağımsız çalışmak yerine, Büyük Loca adıyla, aralarında federatif olarak örgütlenerek merkezî bir otorite kurmak suretiyle bu Büyük Loca’ya bağlanmışlardır. Masonluğun geleneksel uygulamasında, belirli sayıda Muntazam Loca bir araya gelerek Büyük Loca’yı oluşturur. Bu oluşumdan sonra, Masonlar ve Localar, kurdukları Büyük Loca’nın idari, mali ve kazaî yönetim ve denetimi altına girerler. Büyük Locaların Yasama organı Loca delegelerinden oluşan Genel Kurul; Yürütme organı Yönetim Kurulu eşdeğeri Büyük Görevliler Kurulu; Yargı organı Haysiyet Kurullarıdır.
Büyük Locanın seçimle gelen ve geniş masonik yetkilerle donatılan başkanı Büyük Üstat; Büyük Görevliler Kurulu’nun üyeleri Büyük Görevlilerdir. Dünya uygulamasında her ülkede bir muntazam Büyük Loca vardır. Masonluğun yaygın olduğu siyasal federatif idari yapıya sahip geniş ülkelerdeki (ABD, Kanada, Avustralya, vb.) her devlet veya eyalette ayrı birer Büyük Loca veya Bölge Büyük Locası faaliyet gösterir.

İlk Büyük Loca ne zaman ve nerede kurulmuştur? 

1717’de Londra’da kurulmuştur. Londra’da çalışmakta olan dört loca, mesleğin daha iyi bir biçimde düzenlenmesi için merkezî makam ve otorite kurmak konusunda aralarında anlaşmışlar ve kurdukları federatif oluşuma “Büyük Loca” adını vermişlerdir. Önceleri adı Londra Büyük Locası olan
bu yönetim merkezi, daha sonra İngiltere Birleşik Büyük Locası’na dönüşmüştür.
İlk Büyük Loca’nın kuruluşundaki inançsal açıdan çok önemli olan temel ilke, o tarihe kadar İngiltere inanç sistemini temsil eden milli kiliseye sıkıca bağlanmış olan Masonluk mesleğini, belirli bir mezhep ve inanç biçiminden uzak tutmak olmuştur. O zaman konulan bu yasa, bugün de geçerlidir. Masonluk, din farkı gözetmeksizin, Tanrı’ya inanan erkeklere açık bir ahlak ve fazilet öğretisi okulu hâline gelmiştir. Dünyadaki bütün Büyük Locaların ilki olan bu kurum, kuruluşu sırasında sadece Londra ve çevresini kapsamaktan daha fazla bir yetkiye sahip olmamakla birlikte, locaları yönetmekteki sağduyulu kararları ve laik yöntemleri sayesinde İngiltere genelinde söz sahibi olmuş, Masonluk daha sonra bu modele benzer şekilde bütün
dünyaya yayılmıştır.
İlk Büyük Loca’nın kuruluşundan hemen sonra, localar bütünüyle düşünsel bir hüviyet almışlardır. Günümüzde dünyada çalışan Operatif Mason Locaları, İngiltere’deki birkaç istisnai örnek dışında kalmamıştır. İşte, böylece mütevazı bir şekilde 1717’de Londra’da kurulmuş olan Büyük Loca, yalnız bütün İngiltere’de değil; aynı zamanda başka ülkelerde de kısa bir zamanda etkisini duyurmuştur. 1725’te İrlanda, 1736’da İskoçya gibi ülkeler, bu örneğe uyarak, kendi Büyük Localarını kurmuşlar ve bu yeni oluşum kısa zamanda Avrupa, Amerika ve bütün dünyaya hızla yayılmıştır. Bugün, dünyada 190 kadar Büyük Loca bulunmaktadır.

Türkiye’de Masonluk nasıl kurulmuştur ve şimdiki durumu nedir ?

Türkiye’de Masonluğun 250 yılı aşkın, yani dünya Masonluk tarihini yakından izleyen bir geçmişi vardır. İngiltere’de, bugünkü Masonluğun kurulduğu 1717’nin hemen sonrasından, 1721’den itibaren, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde ilk Mason Locaları açılmaya başlamıştır. Bu tarihte İstanbul’da Fransız Masonları tarafından loca kurulup çalıştığı yolunda bilgiler vardır. İlk Mason öncüler arasında Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin oğlu Sait Çelebi, Humbaracı Ahmet Paşa ve İbrahim Müteferrika gibi dönemin aydınlarının adları geçmektedir. 1738 tarihli bir Londra gazetesi “İstanbul, İzmir ve Halep’te Mason Localarının açıldığı ve bunlara çok sayıda Müslüman Türk’ün girdiğini” yazmaktadır. Osmanlı topraklarında adı bilinen ilk loca
1748 yılında Halep’te İngilizler tarafından kurulan “İskenderun Locası”dır. Bu tarihten itibaren, kısa aralıklı yasaklama dönemlerinin dışında, İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, İskoç, İrlandalı, Polonyalı, Romen, Yunan ve İspanyolların İstanbul, İzmir, Manastır, Selanik, Edirne, Lübnan ve Suriye’de açtıkları localara Osmanlı topraklarında bulunan yabancılar ve etnik grupların yanı sıra çok sayıda Müslüman Osmanlı tebaası da üye olmuştur. Tanzimat ve Meşrutiyet kadrolarının önemli bir bölümü Masondur. Üyelerin arasında, padişah (V.Murad), şehzadeler, sadrazamlar, vezirler, şeyhülislamlar, devlet adamları, paşalar, edebiyatçılar, gazeteciler ve diğer aydınlar bulunmaktaydı.
1909 yılında ilk ulusal Büyük Loca kurulmuştur. İlk Büyük Üstat Talat Bey’dir. (Büyük Üstatlığı sona erdikten sonra, Sadrazamlığa getirildiği 3 Şubat 1917’de Paşa unvanını almıştır.) Osmanlı Büyük Locası Cumhuriyet ile birlikte Türkiye Büyük Locası adını almıştır. Osmanlı ve Cumhuriyet
dönemlerinde dünyada ve ülkede yaşanan çalkantılardan etkilenmekle birlikte, günümüze kadar üye sayısını arttıran ve çalışma alanını genişleten Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası; sayısı 250’yi geçen locaları ve 18.000 kadar üyesi ile İstanbul merkez olmak üzere Türkiye’de İstanbul
(Merkez, Kadıköy), Ankara, İzmir (Merkez, Karşıyaka), Bursa, Çorlu, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Antalya, Eskişehir, Mersin, Ürgüp, Antakya, Gaziantep, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Çeşme, Kuşadası, Ayvalık gibi il ve ilçelerdeki lokallerde çalışmalarını sürdürmektedir. Dünya genelinde 160 kadar Muntazam Büyük Loca ile karşılıklı tanışan Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası dünya çapında saygın bir konuma sahiptir.

Kimler Mason olabilir ?

Masonluğa; hür irade ve rızaları ile Mason olmak isteyen, medeni haklara sahip, yirmi bir yaşını doldurmuş, hür, iyi ahlaklı, namuslu, şerefli, aydın ve Dernekler Yasası’na göre derneğe üye olmaya engeli bulunmayan erkekler üye olabilir.
Bu niteliklerden birini kaybedenler Masonluktan çıkarılır. Ahlaki karakter sağlamlığı en önemli şart olduğundan, toplumdaki şöhreti iyi olmayan, iyi tanınmayan, karakteri sorgulanan kişiler Mason olamazlar. Mason olmaya niyet eden kişinin, öncelikle kendisini yetkinleştirmeye ihtiyaç duyması ve
masonik öğretileri anlayacak düzeyde yetenekli ve kültürlü bir aydın olması gerekir. Ayrıca toplantılara muntazaman devam etme niyeti, isteği, merakı ve zamanı olmalıdır. Mason olmak isteyenler, kendisini ve ailesini geçindirebilecek; ödenti yükümlülüğünü yerine getirebilecek mali güce sahip olmalıdır. 

Mason olmak için hür irade ve rıza neden önemlidir ? Masonik anlayışa göre, bir insanın düşüncede ve eylemde hür iradesi ve rızası bireysel hürriyetinin ölçüsüdür. Masonların, özel anlamlı adı olan Hür Mason kelimesinin günümüzdeki anlamı da zekâ, akıl, irade ve ruh hürriyetidir. Bu nedenle, bir Masonun, Mason olmak için verdiği karar da dahil olmak üzere, tüm hayatı boyunca Mason olarak her türlü düşüncesi ve yaptığı
her hareket onun hür iradesine ve rızasına bağlıdır. Aday, hür düşünen ve davranan hür bir insandır. Bu nedenle, adayın Masonluğa başvurusu gönül rızası ve hür isteği ile olmalıdır.
Hiç kimsenin baskısından etkilenmemiş, gönüllü ve içten bir istekle yapılmış başvuru olmalıdır. Aday, ancak böyle olduğu takdirde, çevresinden yansıyan önyargılardan veya değersiz ve çıkarcı beklentilerden hiç etkilenmeksizin, sadece kendi hür iradesi ve rızasına bağlı olarak Kuruluşumuzun olumlu kararına göre Mason olma arzusuna kavuşabilecektir. Mason olunca, fikir ve vicdan hürriyetinin en aziz imtiyazlarından olduğunu daha iyi anlayacaktır.


Alterius non sit qui suus esse potest


   
Alıntı
HERMIT
(@hermit)
KALAY Admin
Katılım : 2 ay önce
Gönderiler: 15
Konu başlatıcı  

Masonlukta derece sistemi nedir ?

Spekülatif (düşünsel) veya Sembolik Masonluk adlarıyla anılan günümüzdeki Masonluk; Çırak, Kalfa ve Üstat olmak üzere üç derecedir. Mason adayı Sembolik Loca’da tekris (giriş) töreni ile Çırak olur; tüzüksel ve ritüelik kurallara bağlı olarak Kalfa derecesine geçer ve sonra Üstat Mason derecesine yükselir.
Sembolik Masonluk, giyim kuşam ve Loca tezyinatında mavi renk kullandığından Mavi Localar olarak da tanımlanır. Sembolik Masonluğun, meslek ve sanat yönünden âlî ve nihai derecesi Üstat Mason’dur. Masonlukta mesleki bakımdan Üstat Masondan yüksek derece yoktur. Loca başkanlığı
olan Üstad-ı Muhteremlik üstlendiği yöneticilik ve öğreticilik görevleri nedeniyle ayrı derecedir. Sembolik Masonluğun bu üç derecesinin yanında veya ötesinde yürütülen masonik çalışmalar, zaman zaman, “felsefi dereceler” veya “yüksek dereceler” olarak adlandırılır. Masonluğun gelişim sürecinde
çeşitli ülkelerde daha derin ve detaylı masonik çalışmalar yapmak amacıyla kurulan ve genellikle “Rit” adı verilen masonik sistemler, ülkelerin tarihlerinden aktarılan şövalye nizamları ve diğer özel kuruluşlar, üyelerini Üstat Masonlar arasından seçme ilkesini kabul etmişlerdir. Bazıları, tarih
içinde kaybolmuş, bazıları yerel kalmış, bazıları ise dünya çapında yaygınlaşmış bu ritlerden hâlen çalışanların sayısı on kadardır. Ritlerle, Sembolik Masonluk arasında ast-üst ilişkisi yoktur. Aralarındaki bağ intizam konusunda aynı ilkeleri paylaşma ve karşılıklı tanışmaktan ibaret nezaket ilkeleridir.
Üstat Masonlar, eğer isterlerse ve kabul edilirlerse, Büyük Loca üyeliklerini muntazam sürdürmek şartıyla masonik ritlere üye olabilirler.
Ülkemizde, dünyadaki en yaygın Rit olarak, 4-33. derecelerde Skoç Masonluğu tarzında masonik çalışma yapan Eski ve Kabul Edilmiş Skoç Riti faaliyet göstermektedir. Rit’in merkezî yönetim birimi olan Türkiye Yüksek Şûrası 1861 yılında kurulmuş, 1909’da ihya edilmiş, 1967’de yeniden
teşkilatlanmıştır. 4.000’in üzerinde üyesi ile İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Adana’da çalışmaktadır. Rit’e üyelik başvurusunda bulunabilmek için, Türkiye Büyük Locasına bağlı bir locada Üstat Derecesinde en az bir yılını doldurmuş muntazam Mason olmak gerekmektedir.

Loca çalışmalarına devam zorunlu mudur ?

Evet, zorunludur. Çünkü Masonlar, Mabet denilen masonik mekânlarda Localar hâlinde topluca çalışırlar. Localarda Ülkü Mabedi yapımına yönelik çalışmalar fikrî ve ritüeliktir. Masonik öğretiler, ilkeler ve kuralların dışında, semboller ve alegorilerle verilir. Masonluğun ezoterik öğreti sisteminin gereği olarak, Masonluk ancak Locaya devamla öğrenilir ve Ülkü Mabedi’nin yapımı sürdürülür.
Masonluğun dili olan sembollerin ve alegorilerin yorumu dinamik ve süreklidir. İnceledikçe, masonik bilgi ve deneyimin artmasına bağlı olarak, daha derin bilgilere derece derece ulaşılır. Bunun için Masonların eğitim ve yetkinleşme süreci ömür boyu sürer gider.
Masonların, Loca çalışmalarına devamı zorunludur. Herhangi bir sebeple Loca çalışmasına katılamayan bir Mason, Ülkü Mabedi inşasında o günkü görevini yapamamış olur. Bunun anlamı, kendi yetkinleşme sürecini aksatmasıdır. Bu nedenle Masonlar, zorunlu mazeretlerinin dışında çalışmalara devam taahhüdünde bulunurlar ve bu sözlerini yerine getirirler.

Masonik kılık kıyafet var mıdır ?

Evet, vardır. Çalışma yeri Mabet ve çalışmanın amacı insanlık için Ülkü Mabedi inşası gibi kutsal bir hedef olduğu için, Masonluk düşünce ve eylem olarak ciddi ve özen gösterilmesi gereken bir kuruluştur. Buna bağlı olarak, toplantılara katılan Masonlar görevlerinin ciddiyetine uygun ciddi kıyafette olmak zorundadır. Geleneksel kıyafet, tercihen siyah veya koyu lacivert takım elbise, beyaz gömlek, siyah veya gri renk kravat, siyah çorap ve siyah ayakkabıdır. Bunun dışında renkli  veya daha başka uygun olmayan kılık ve kıyafetle masonik  toplantılara katılmaya kalkmak adabı muaşerete ve masonik kurallara aykırıdır.

Mason olanlar isterlerse Masonluktan ayrılabilirler mi ?

Elbette. Kendi arzu ve hür iradesiyle Mason sıfatı kazanmış olan herkes, istediği zaman, yine kendi arzu ve hür iradesiyle üyelikten ayrılmakta serbesttir. Masonluk, kamu düzenine aykırı hareketten, yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olmuş ve bir Masona yakışmayan bir yaşam tarzı içinde olan üyesini ise derhal cemiyetten uzaklaştırır.

Masonluk üyelerine menfaat sağlar mı ?

Masonluk üyelerine hiçbir menfaat sağlamaz. Bu yönde bir beklentisi olanları da üye olarak arasına almamaya özen gösterir. Masonluktan herhangi bir gizli çıkar beklentisi olanlar, bu beklentileri hiç gerçekleşmeyeceğinden, boşu boşuna umut besleyip, Masonluğa girmemelidir. Bir Mason, üyeliğinin, kendisinin ya da bir tanıdığının mesleki ya da kişisel çıkarlarına hizmet etmek için kullanılmayacağının bilincindedir. Çünkü bu husus, Masona aday olduğu ilk gün doğrudan doğruya söylenir. Bunun içindir ki, üyeliğini kendisinin ya da tanıdıklarının iş ve kişisel çıkarları için kullanmaya kalkışan her
Mason, ciddi olarak uyarılır. Masonlukta Kardeşler arasındaki yardımlaşma genel olarak manevidir. Bir Kardeşin ıstırabını dindirmek, şefkatle gözyaşını silmek, acısını paylaşmak ya da mutluluğunu bölüşmek masonik yardımlaşmadır.

Masonlukla aile ilişkisi nasıldır ?

Toplumun temeli olan aile Masonluk için kutsal bir kurumdur. Masonluk, üyelerinden ülkelerine olduğu kadar, ailelerine, yakınlarına ve tüm insanlara karşı görevlerini de yerine getirmelerini ister ve bekler. Masonlar, ailevi görevlerini hiçbir şekilde aksatmayacak şekilde masonik görevlerini planlarlar.
Masonluk, hiçbir Masonun kendisine, ailesine ve işine karşı olan görevlerine zararlı veya engelleyici olmamalıdır.
Mason adayının ailesine ve özellikle eşine Mason olacağını söylemesi şarttır. Bir Masonun eşine, diğer Masonlar kızkardeş anlamında Hemşire derler. Mason olmadan önce bilip öğrendiklerinden eşinin masonik ortama ve düşünceye uyum sağlayabileceği kanısına varması gereklidir. Yoksa başta periyodik toplantılar veya diğer masonik aktivitelerle ilgili akşam çalışmaları ailede olumsuz sorunlar çıkarabilir.
Mason, ancak eşi uyumlu ve anlayışlı olduğu takdirde, iyi bir Mason olabilir. Yoksa Masonun tüm iyi niyetine ve çalışmasına rağmen Masonluğunu sürdürebilmesi kuşkuludur. Masonların eşlerine ve çocuklarına Masonluğu tanıtabilmek için, masonik mekânlarda resmî ve gayriresmî toplantılar düzenlenmektedir.
Ayrıca, Masonların ve tanıdıklarının 18 yaşını doldurmamış erkek ve kız çocukları için yılda bir kere Masonluğu tanıtıcı toplantılar yapılmaktadır.

Masonluk politikayla ve siyasetle ilgilenir mi ?

Hayır. Masonluğun ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nin politikayla ve siyasetle hiçbir ilgisi yoktur. İnsanlar arasında sevgi, tolerans ve kardeşliğin tesis edilmesini hedefleyen Masonluk, bu ülkünün gerçekleştirilmesini önleyen ve zedeleyen her türlü yorum ve hareketten uzak durur.
Masonların bir araya gelerek çalıştığı birimler olan localarda, ne türde olursa olsun politik ve siyasi tartışmalar yapılmasına izin verilmez. Ancak, kültürel amaçlı siyaset felsefesi ve benzeri sosyal konular incelenebilir. Masonluğun kendi camiasında politik tartışmalara izin vermemesi, üyelerinin siyasal fikir, kanaat ve inançlarının bulunmadığı anlamına gelmez.
Her Masonun, dünyadaki bütün insanlar gibi, kendi siyasi düşüncesi, kanaati veya siyasal ilişkisi olabilir. Vicdan, inanç ve düşünce hürriyetlerini en temel haklar olarak kabul eden Masonluk, bu ilkelerin gereği olarak, hiçbir üyesinin siyasi düşünce ve kanaatine karışmaz. Onları kendi siyasi
düşüncelerinde tamamen hür bırakır. Buradaki temel sınır, hiçbir Masonun, kendi siyasi düşünce, kanaat ve inançlarını localarına getirmesine ve yansıtmasına izin verilmemesidir.
Masonluğun bu ilkesi, yüzyıllardan bu yana başarıyla uygulanmaktadır. Masonluk kurum olarak kesinlikle siyasetle ve politikayla uğraşmaz.
Ancak, gerek öğretilerinin kapsamındaki yüce ahlak ilkeleri ve toplumsal erdemler gibi evrensel değerler her iyi insan gibi insancıl politikaların da ilkeleri olmuştur. Örnek olarak, Fransız Devrimi, Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlık savaşı, İtalya bağımsızlık savaşı, insan hak ve hürriyetleri için yapılan mücadeleler, özellikle İkinci Meşrutiyet ve genç Cumhuriyet zihniyeti içinde Masonluğun insan hak ve hürriyetlerine dayalı laik ve demokratik fikriyatının yanında önder kimlikli Masonların değerli çabaları da görülür. Dünya tarihinde, bilinen örnekler olarak, George Washington, Benjamin Franklin, Andrew Jackson, Harry Truman, Giuseppe Mazzini ve Garibaldi, Winston Churchill ve Salvador Allende gibi, ülkelerinin politik yaşamına damgasını vurmuş Masonlar vardır. Ancak, devlet adamı, siyasi düşünür ya da politikacı olan bu Masonlar, siyasal yaşamlarını, Masonluğun ya da Masonların yardımıyla değil, mensubu oldukları partinin ya da siyasal akımın desteğiyle sürdürmüşlerdir. Siyasette Masonluğun yardımlarından
yararlanmamışlardır. Kaldı ki, tarih boyunca birbirine rakip siyasal akımlarda yer alan Masonlar da vardır. Bu konuyla ilgili bilinmesi gereken en temel husus şudur: Her Masonun kendine özgü siyasi düşünce, kanaat ve inancı olduğundan; bunların arasında farklılıklar bulunması doğaldır.

Dünyadaki Masonluk tek tip midir ?

Hayır, Masonluğun amaçları ve ilkeleri yönünden aynı olmakla birlikte; yöntemleri farklıdır. Dünyadaki Masonluk, biri Muntazam Masonluk ve diğeri bu gruba katılmadığı hâlde Mason sıfatını kullananların oluşturduğu Gayrimuntazam Masonluk olarak iki kısımdır. Dünyadaki masonik kuruluşların
pek çoğu Muntazam Masonluğa dahildir. Bu Büyük Localar, başta Tanrı inancı olmak üzere, çalışma sırasında Kutsal Kitapların açık olması; Kutsal Kitaplar üzerine yemin edilmesi; kuruluşlarının düzenli olması; din ve politika ile uğraşılmaması; kadınların Mason olmaması gibi temel ilkeler yönünden aynı anlayışı benimserler.
Muntazamlık, Gayrımuntazamlık Masonluk dünyası içerisinde temel şartlar bakımından farkları gösteren teknik bir terimdir. Muntazam ya da Geleneksel MAsonluk Gayrımuntazam Masonlukla, Masonik ilişki kurmaz, Ritüelik çalışma yapmaz.

Ancak Liberal Masonluk ya da benzer isimlerde farklı kabul ve çalışma şartları benimseyen Loca ve Büyük Localarda da aynı Ülküler çerçevesinde Masonluk yapılmaktadır. Özgür Masonlar Büyük Locası Türkiye’de bu ekolün temsilcisi olup, Tanrıya inanç şartı adaylarda sorulmadığından HKEMBL tarafından Gayrımuntazam Kabul edilir. Ayrıca Kadınları Tekris eden Kadın Mason Büyük Locası da ülkemizde çalışmalar yapmaktadır. KMBL ve ÖMBL birbirleriyle tanışıp, çalışmalarına katılabilmektedir. HKEMBL ise bu iki kurum üyeleriyle Masonik olarak tanışmaz, ritüelik çalışma yapmaz.

Muntazam Masonluk açısından Gayrımuntazam sayılanlara bakıldığında Tanrı inancı şart koşulmadığı için Kutsal Kitapları yemin kürsülerinde bulundurmazlar; masonik bağımsızlık şartını aramazlar; kadınları da Masonluğa kabul ederler; hatta kadınlara özgü masonik birimler kurdururlar. 
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, adı Büyük Loca bile olsa, bu tür gayrimuntazam birimlerle, temel Masonik İlkelere uymadıkları için masonik açıdan tanışmamaktadır.
Türkiye Büyük Locası üyeleri, Türkiye’deki gayrimuntazam masonik birimlerin toplantılarına katılamazlar ve onlarla masonik temasta bulunamazlar.

Türkiye’de başka Mason kuruluşu var mıdır ?

Muntazam olmayan masonik kuruluşlar vardır. Muntazam Masonluğun temel ilkelerini gözetmeyen ve bu nedenle dünya Muntazam Büyük Localarınca tanınmayan “gayrimuntazam” Masonlar, Türkiye’de ayrı bir gayrimuntazam büyük loca olarak (Özgür Masonlar Büyük Locası adıyla) faaliyet göstermektedir.
Ayrıca, sadece kadınların üye olduğu gayrimuntazam bir Kadın Büyük Locası da vardır. Dünyadaki muntazam Büyük Localar gibi, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası da bu gibi gayrimuntazam kuruluşlarla masonik temasta bulunamaz ve üyeleri onların toplantılarına katılamaz. Ancak
bu kuruluşların üyeleri ile kişisel dostluk ilişkileri kurulmasını engelleyen bir sınırlama yoktur.

Masonluk yasal bir kuruluş mudur ?

Elbette. Türkiye’de faaliyet gösteren her dernek gibi, Masonluk da tümüyle yasal bir kuruluştur. Mason Dernekleri de, Türkiye Cumhuriyeti makamlarının denetimi altında çalışır. Üyeleri devlet tarafından bilinir. Dernek olarak devletin resmî makamları tarafından yasalara uygun olarak denetlenir. Masonluk, üyelerinin birer iyi vatandaş olarak ülkesinin yasalarına, ilkelerine, kurallarına ve geleneklerine uymasını; vatanına ve milletine sadakat ve şerefle hizmet etmesini zorunlu tutar. Vatanının ve milletinin bağımsızlık ve hürriyetini, dirlik ve düzenini, birlik ve beraberliğini koruması
kutsal görevidir. Her Mason üzerine yemin ettiği bu onurlu görevine içten bağlıdır.

Masonluk gizli bir kuruluş mudur ?

Masonluk gizli değil, sadece üyelerine açık bir kuruluştur. Toplumdaki diğer dernekler ve kulüpler gibi üye olmayanlara kapalıdır. Masonluğun gizli bir topluluk sanılmasının nedenlerinden biri, üyelerinin çok eski zamanlardan bu yana kullandıkları sembolik işaret ve sözlerdir. Eski dönemlerde Masonların mesleki derece ayırımlarını göstermeye yarayan bu gibi işaretler, günümüz Masonluğunda sembolik olarak aynı amaçlar için kullanılmaktadır. Bunlar sadece Mason olanlar tarafından bilinir. Masonluğun tarihi, ülküsü ve ilkeleri gizli değildir. Masonluk, üyelerine, Mason olduklarını açıklamaları ya da gizlemeleri için baskı yapmaz. Üyelerini kendi akıl ve vicdanlarıyla baş başa bırakır. Her üyenin, kendince gerekli
olduğunu düşündüğü hâllerde, kendisinin Mason olduğunu açıklama hürriyeti ve yetkisi vardır. Ancak bir Mason, başka bir üyenin Mason olduğu yolunda bir açıklama yapma yetkisini kendinde görmez. Nasıl ki, herkes sadece kendi vicdan ve düşüncesinden sorumluysa, her Mason da sadece kendi vicdan ve düşüncesinden sorumludur. Dolayısıyla, her Mason, başkalarının vicdan ve düşünce hürriyeti alanına giren konularda açıklamada bulunmayı Mason ahlakının dışında görür ve benimsemez.

Masonluk uluslararası bir kuruluş mudur ?

Hayır, Masonluk uluslararası bir kuruluş değildir. Masonluğun dünyada tek bir yönetim merkezi yoktur ve dünyanın dört bir köşesindeki Masonlar bir merkez tarafından yönetilmezler.
Ancak, Masonluğun ilkeleri evrenseldir. Masonluk, bulunduğu ülkelerde ulusal bir kuruluştur. Masonluk o ülkede faaliyet gösteren bir Büyük Loca tarafından yönetilir. Hiçbir ülkenin Büyük Locası, başka ülkenin Büyük Locasından üstün değildir ve işlerine karışamaz. Uluslararası hukuktaki bağımsız devletler gibi, Büyük Localar birbirleriyle eşittir ve aynı haklara sahiptir. Her ülkenin Büyük Locası bağımsızdır. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası da, dışta ve içte kendisinden üstün veya eşit hiçbir masonik kuruluşa bağlı değildir.

Masonlukta uluslararası ilişkiler var mıdır ?

Evet, Büyük Localar, tıpkı devletlerin birbirlerini tanımaları ve diplomatik ilişki kurmaları gibi, başka ülkelerde faaliyet gösteren muntazam Büyük Localarla tanışarak, Masonluk konularında bilgi ve görüş alışverişinde bulunurlar. Büyük Locaların birbirleriyle ilişkileri bunun ötesine geçmez.
Aralarında idari veya mali bağlantı veya ast-üst ilişkisi yoktur. Eğer bir Büyük Loca, başka ülkedeki bir Büyük Locayla aynı Masonluk anlayışını benimsiyorsa, iki Büyük Loca’nın karşılıklı iradesi ile tanışırlar. Bu tanışma birinin ötekine egemen olması ve emri altına girmesi anlamını taşımaz. Tanışma, eş ve eşit düzeyde gerçekleşir. Üyeleri birbirlerinin toplantılarına katılma hakkı kazanırlar.

Masonluk bir din midir ?

Masonluk, ne bir dindir, ne de dinsel bir topluluktur. Ancak, dinlerin ortak paydası olan tüm insanlığa yönelik, sevgi, adalet, yardım, şefkat, özveri, inanç, barış gibi erdemleri benimsediğinden dinlerle çelişmez. Masonluk, üyelerinin dinsel inançlarına, kanaat ve fikirlerine saygı göstererek hiç karışmaz. Üyelerinin bir araya gelip çalıştığı localarda hiçbir surette dinsel tartışma yapılmasına müsaade etmez. Çünkü dinsel tartışmaların farklı dinsel inançları olan Kardeşler arasındaki sevgi birliğini ve ahengi bozacağına inanır.

Masonluk, dine karşı mıdır ?

Hayır. Masonluk, karşıtları tarafından gösterilmek istendiğinin aksine, dine karşı değildir. Masonluk, üyelerinin Evrenin Ulu Mimarı adını verdiği Tanrı’ya ve ruhun ölümsüzlüğüne inanmalarını şart koşar. Tanrı’ya inanmayan ateistleri (tanrı tanımazları) hiçbir surette Muntazam Masonlar arasına alınmaz. Çünkü Masonluğun Hakikat’in aranması için temel işlevi olan vicdanın arındırılması ve saflığının korunması için, Tanrı’ya ve ruhun ölümsüzlüğüne
inanmanın şart olduğu ilkesini benimser. Masonlukta Tanrı inancının kanıtı olarak, Kutsal Kitaplar çalışmalar sırasında açık tutulur; yeminler onların üzerine el basılarak yapılır; çalışmalara ve yazışmalara Evrenin Ulu Mimarı’nın adı anılarak başlanır. Üyelerini birbirine bağlayan, Tanrı’ya inanç
ilkesi, Masonluğu evrensel düzeyde bir sevgi ve hoşgörü kurumu yapar.

Masonluk neden dine karşıymış gibi gösterilmek istenmektedir ?

Masonluğun iyi tanınmamasından kaynaklanan yanlış bir görüştür. Tanrı inancı olmayan hiç kimse Muntazam Mason olamaz.

“Evrenin Ulu Mimarı” teriminin anlamı nedir ?

Masonluktaki Evrenin Ulu Mimarı terimi, Masonluğun ayrı bir “tanrısı” olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, Evrenin Ulu Mimarı, bir Masonun inandığı dinde Tanrı nasıl adlandırılıyorsa O’nun ortak sıfatıdır. Dolayısıyla, Evrenin Ulu Mimarı, farklı dinlere mensup Masonları, çeşitli dinlerdeki özel tanrı adları karmaşası olmadan, tek bir isimle inançsal olarak birbirlerine bağlayan ortak bir masonik terimdir.

Masonluk Siyonist veya Yahudi kaynaklı bir kuruluş mudur ?

Hayır. Masonluk asla Siyonist bir kuruluş değildir. Yahudilikle ve Yahudilerle hiçbir ilgisi yoktur. Siyonizm, Masonluğun kuruluşundan çok sonra ortaya çıkmış bir yapılanmadır. Masonik semboller ve alegoriler, yani menkıbeler, Hz. Süleyman tarafından Kudüs’te inşa edilen Mabet’in yapımına ilişkin efsanelere dayandığından, Masonluğa yanlış olarak Yahudi kuruluşu yakıştırması yapılmaktadır. Hiçbir ilgisi yoktur. Nitekim Hıristiyan dünyasında piskoposlar ve rahipler; Yahudi dünyasında hahamlar ve rabbiler, İslam dünyasında şeyhülislam, imam ve diğer ünlü din önderleri arasında Masonlar da vardır.

Masonluk sizden ne beklemektedir ?

Kardeşlik kuruluşumuzun bir üyesi olarak edineceğiniz yükümlülükler, modern bir toplumun üyesi olarak daha önce edindiğiniz yükümlülükler ve üstlenmiş olduğunuz ülkesel, ailesel ve bireysel sorumluluklarınız ile asla çelişmeyecek ve çatışmayacaktır. Aksine Masonluk, çağdaş toplumun bir üyesi olarak taşımakta olduğunuz sosyal ve bireysel yükümlülükleri tekrar etmekte ve vurgulayarak perçinlemektedir. Bu nedenle, Masonluktan geçmişini, bugününü ve geleceğini ve Mason Kardeşliğinin bütün imtiyazlarını sizinle paylaşmasını isterken; ilişkilerin karşılıklı olduğunu ve sizden yükümlülük ve sorumluluklarınızı daha bilinçli bir görev anlayışı ile yerine getirmenizin beklendiğini unutmamalısınız. Daima hatırlamalısınız ki;
– Mason olmak için şu anda gönlünüzde duyduğunuz çağrı bir manevi davettir; kendinizi bu çağrıyı cevapsız bırakma üzüntüsüne düşürmemelisiniz.
– Sizden, ailenize, ülkenize ve Kardeşlik kuruluşumuza daima bağlı olmanız beklenmektedir.
– Vatanseverlik vazgeçilemez bir görevdir. İyi bir yurttaş olarak, ulusunuza, ülkenize ve devletinize karşı hiçbir sadakatsizliğe ve başkaldırıya katılmamalısınız.
– Masonluğun, yalnız Masonlar için değil, bütün insanlık için “Hürriyet, Eşitlik ve Kardeşlik” istediğini unutmayınız. 
– Başkalarının aynı hakları ve hürriyetleri ile çatışmadığı sürece, yaşamak hakkı ve çalışmak hakkı ile düşünce hürriyeti ve vicdan hürriyeti Masonluğun temel ilkeleridir.
– Her Mason, cehaletin, taassubun, zulmün, boş inançların, batılın, tüm akli ve ruhi karanlıkların düşmanıdır.
– Her Mason, dulların, yetimlerin, zayıfların, düşkünlerin yanındadır. Herhangi bir grubun ya da kişinin inançlarına ve yazgılarına keyfi olarak müdahale edilmesi zorbalığının herhangi bir kişi veya kurum tarafından kullanılmasına karşı çıkar.
– Masonlar arasında geliştirilmiş olan alçak gönüllülük, sabır, yardımseverlik, adalet, dayanışma ve nezaket gibi faziletler temiz ve sağlam bir karakterin işaretleridir.


Alterius non sit qui suus esse potest


   
CevapAlıntı
Paylaş: